NEUROMARKETING

Yorum Yok
18 Ekim 2013
Kategori Pazarlama
Etiketler , ,
Paylaş

zihinsel

Zihinsel Pazarlama (Neuro Marketing) yaygınlaştıkça, karşı yorumlar ve karalamalar ortaya çıkmaya başladı.
Belki anlaşılmadığından, belki tehdit olarak görüldüğünden, belki de bazı konularda farkındalığı artırdığından dolayı olabilir…

Zihinsel Pazarlama, insan beyninin nasıl çalıştığını biyolojik, psikolojik ve nörolojik açıdan inceleyerek tüketici davranışlarını araştıran bir bilim olarak gelişiyor.

Bilimin kısıtlı oluşu (ölçüme ve geçmiş veriye dayanması) Zihinsel Pazarlamayı da olumsuz yönde etkiliyor mu? Öncelik sorulardan biri, beynimizdeki her aktivite ölçülebilir mi? Bazısı yoruma dayalı ise, bu yorumlar ne kadar hassas?

Diğer bir konu ise, bulgunun %100 olmaması, çünkü bilimin hiçbir zaman açıklamadığı “Bilinç” sayesinde birey her türlü Pazarlama tuzağından uzak durabilir. Eğer farkındalık yüksek değilse, birey ağırlıklı olarak zihni tarafından yönetiliyorsa zihinsel Pazarlama insan duygularını, arzularını ve dikkatini gözlemleme ve yorumlamada çok etkili bir silahtır.

Zihinsel Pazarlama, Size Hap Cevaplar Değil, Doğru Sorular Sağlar.

Yüzyıldır yapılan Pazarlama faaliyetlerinin verimliliğini neredeyse hiç ölçemeyen insan zihni, değişikliliğe karşı geldiğindendir yeni bir bakış açısına ekstra şüphe ile yaklaşıyor.

Şunu kabul etmek gerekiyor ki, Pazarlama gizler ve tuzaklarla dolu bir alan. Bu alana beyin taramaları, göz taramaları girince bunun hakkında daha çok ispatlar aranıyor olabilir. Son on yılda Google ve Pepsi gibi bir çok global marka Zihinsel Pazarlama sayesinde birçok değerli veriye sahip oldular. Kaldı ki, veriler hem ticari hem de sağlık, yönetim, verimli çalışma, bireysel gelişim gibi ticari olmayan alanlarda da kullanılabiliyor.

Bu yeni yaklaşım araştırmacıları öyle heyecanlandırmış olmalı ki, bazı Zihinsel Pazarlamacılar çok erken kesin yargılara varmış olabilir veya henüz çok kompleks olan verileri yorumlamış olabilirler.

Kesin yargı ve yorumlardan çok doğru sorulara odaklanmak bizi daha doğru stratejilere yöneltecektir.

Temelden başlamak bizi geleneksel pazarlamada çokça yapılan hatalardan uzak tutacak. Kompleks konulara doğru yol almamızı sağlayacaktır. Kim bilir, belki kim olduğumuzu bile bulabiliriz.

zihinsel1

Zihinsel Pazarlama’nın Amacı Beyin Yıkama mıdır?

Bazı kişiler beynin kurcalanmasından rahatsız oluyor, farkında olmadan bazı mesajlara mazur kalmaktan korkuyorlar. Ancak olan zaten bu! Şimdi bunu anlama vakti geldi, anladığınız zaman o şeyden özgür olursunuz. Peki, amaç ne? Farkında olmayan müşterilerin beynini yıkamak mı? Tüketiciyi bilinçlendirmek mi?
İlginç bakış açıma göre her ikisi de!

Eğer faydalı bir ürün veya servisiniz varsa, neden mesajı daha etkili bir şekilde vermeyelim? Ama ürün ve servisin olmayan bir yönü için bir ‘tuzak’ varsa tüketiciler olarak bunun farkında olalım.

Ayrıca bu metotlar sizin zihninizi okuyamaz, sadece belli alanların uyarıldığını görebilir.

zihinsel3

Zihinsel Pazarlama Sadece fMRI ve EEG Testleri Demek Değildir.

Her ne kadar EEG ve  fMRI (functional magnetic resonance imaging) sistemleri beyin taramalarının temelini oluştursa da Zihinsel Pazarlama sadece bunlardan ibaret değil ve öyle de olmamalı. Psikoloji, Göz Tarama, Yüz okuma ve sadece gözlemleme, doğru sorular sormak, doğru anda araştırmayı yürütmek Zihinsel Pazarlama’nın tamamını oluşturuyor.

zihinsel6

Efsane Bilgileriniz Zihinsel Pazarlama ile Çelişiyor mu?

Beynimizin sadece %2’ini bilinçli kullanıyoruz veya sağ beyin duygulardır, sol beyin mantıktır gibi efsanevi bilgiler doğru değildir. Her türlü aktivitede beynin birçok bölgesi aynı anda çalışır. Bunun yüzde kaçının bilinçli, ne kadarının bilinçaltı olduğunu ölçmek henüz mümkün değil. Ancak temel oluşturabilecek veriler elde edilebiliyor. Özellikle otomatik çalışan ve patron diyebileceğimiz eski beyni anlayarak birçok taktiğinizi belirleyebilirsiniz.

Kim Size Zihinsel Pazarlama Hizmeti Verecek?

Reklam ajanslarının ölçüm cihazlarının olması onları bilim adamı yapmaz. Zihni ve gerçekten ne olduğumuzu anlamak ve bu konuda danışmanlık yapabilecek kişiler ihtiyaç doğurur mu? Bu tam olarak olayı kavrayamayan firma yetkililerini de güven sağlayabilir.

Her an yeni bir gelişme olduğu için bu konuda yer alan her türlü kişinin kendilerini konu hakkında güncellemeleri ve bu konuda yurt dışı kaynaklara ulaşabilir olmaları tavsiye edilir. Ayrıca elde edilen her türlü verinin şirkete bir aksiyon sağlayabilecek şekilde olduğundan emin olunmalıdır.

Sonuç olarak, Pazarlama yatırımlarını verimliğini ölçemeyen her firma için Zihinsel Pazarlama gerçekçi veriler sağlamaktadır. Bilinçaltının kararlarımıza etkisini anlayıp, bunu hem tüketici hem de marka adına kullanmak neden mümkün olmasın?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Hakkında

“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”

Deniz Öztaş; TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı...

Devamı...

NeuroMarketing Business Association Resmi İş Ortağı

neuromarketing business association

Takip Et

Popüler Yazılar

  • Zihnimizde Kaç Kişi Var?

      Şu ana kadar beyni üç ana kısımda inceledik; eski beyin (sürüngen), orta beyin (memeli) ve yeni beyin (mantık)... Eski beyin, sürüngen beynimiz ve en ilkel olmasına rağmen büyük patron ola...

  • Bilinçaltı ve Müşteriyi Okumak

    Zihinsel Pazarlamanın işi beyinle, dolayısıyla zihinle... Zihni ise bilinçli ve bilinçsiz, daha doğrusu bilinç ve bilinçaltı oluşturuyor. Bilinçaltı ismi ile Google 'görsel' olarak araştırdığınız...

  • Dikkat Dağınıklığı ve Dürtüler mi? Prefrontal Korteks!

    Zihnimiz... Biz mi onu kullanıyoruz, o mu bizi? Amacı bizi hayatta tutmak, bu sebeple asgari düzeyde enerj harcayarak bizi hayatta tutacak ve türümüzü devam ettirecek kararlarımızı otomatik olarak...

  • Ben de mi?

    Havada ahenkle dans eder gibi uçan kuşları görmüşsünüzdür. Bu kuşlar sanki tek bir canlı gibi hareket ederler ve hareketleri o kadar hızlı ve uyumludur ki sanki birbirlerinin zihnini okur gibidirl...

  • Tüketim…

    Çocuklarıma kalan eski oyuncaklarım var... Bu oyuncaklar yıllara meydan okurken, markalı veya markasız aldığımız her oyuncak kısa zamanda yerine bir başka oyuncağa vermek için yarışır durumda. Tü...