NEUROMARKETING

Yorum Yok
24 Nisan 2014
Kategori Bireysel Gelişim, Pazarlama
Etiketler , ,
Paylaş

Ey insanoğlu ne zaman bu kadar başını eğmeye başladın?

kaldır kafanı1

 

Göz hizasından aşağı bakmak beynimizde olumsuz bir durumun olduğu sinyallerini veriyor.

Gökyüzüne baktığınızda ise az da olsa bir dopamin salınımı ile kendimizi iyi hissediyoruz.

Bu sebeple hayal kuran insanlar havalara bakarken, kederli dertli insanlar başlarını eğip önlerine bakarlar.

2000’li senelerin başına gelindiğinde en büyük sosyal dertlerimizden biri televizyon seyretmek idi. Türkiye olarak televizyon seyretme oranımız günde yaklaşık 4.5 saat ile Dünya’da Amerika’nın ardından gümüş madalyaya koşma durumundaydı. Bu çok fazla başımızı eğmemize sebep vermesede, özellikle dikkatle seyrettiğimiz bir belgesel veya kaliteli film değilse zihnimizi adeta uyuşturan bir etkisi vardı.

kaldır kafanı

 

Televizyon halen kişisel hayatımıza ve çocuklarımıza bir tehdit oluştururken, şimdilerde Dünya’da yeni bir trend var; mobil cihazlarla internete bağlanmak; ağırlıklı bir şekilde sosyal medya ve oyun dünyasında takılmak!

Süratle büyüyen Facebook kullanıcı rakamlarında Türkiye 30 milyon kullanıcının üzerinde bir oranla ilk 6-7’ye muhakkak giriyor. Sorun sadece facebook kullanıcısı sayısı değil.

kaldır kafanı2

 

Facebook’da her 60 saniyede 1.8milyon ‘like’ gerçekleşirken, 278bin ‘tweet’ gönderiliyor.

Tablet ve cep telefonlarının da internete bağlanma hızı ve kolaylığı artıkça her dakika oyun veya sosyal medyaya ulaşır olduk; metroda, otobüsde, yolda yürürken, trafik sıkıştığında, derste, iş ve hatta arkadaşlarınızla buluştuğunuzda…

Ortalama 9 saatimizi herhangi bir ekrana bakarak geçiriyoruz, uyku, iş, yemek, banyo gibi aktviteleri çıkartırsanız kendinize ve birlikteliklerinize ne kadar süre kalıyor?

Baktığınız her neyse, sadece “geçmiş”e ait, ister 1 saniye önce çekilmiş fotoğraf olsun ister o günkü haberler… Sahip olduğumuz tek şey olan “an”ımızı geçmiş bilgi ve deneyimlere vakit harcamak ne kadar süre yapılmalı? Hem de zihinsel olarak bir bağımlılık yaratıp, yararlı hormon salınım miktarını azaltıyorsa, kalan vakit ne kadar etkin ve etkili olabilir?

Haydi, kaldırın kafanızı, etrafınızın farkında olun, nefesinizi hissedin, gözlemleyin, hayal kurun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Hakkında

“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”

Deniz Öztaş; TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı...

Devamı...

NeuroMarketing Business Association Resmi İş Ortağı

neuromarketing business association

Takip Et

Popüler Yazılar

  • Zihnimizde Kaç Kişi Var?

      Şu ana kadar beyni üç ana kısımda inceledik; eski beyin (sürüngen), orta beyin (memeli) ve yeni beyin (mantık)... Eski beyin, sürüngen beynimiz ve en ilkel olmasına rağmen büyük patron ola...

  • Bilinçaltı ve Müşteriyi Okumak

    Zihinsel Pazarlamanın işi beyinle, dolayısıyla zihinle... Zihni ise bilinçli ve bilinçsiz, daha doğrusu bilinç ve bilinçaltı oluşturuyor. Bilinçaltı ismi ile Google 'görsel' olarak araştırdığınız...

  • Dikkat Dağınıklığı ve Dürtüler mi? Prefrontal Korteks!

    Zihnimiz... Biz mi onu kullanıyoruz, o mu bizi? Amacı bizi hayatta tutmak, bu sebeple asgari düzeyde enerj harcayarak bizi hayatta tutacak ve türümüzü devam ettirecek kararlarımızı otomatik olarak...

  • Ben de mi?

    Havada ahenkle dans eder gibi uçan kuşları görmüşsünüzdür. Bu kuşlar sanki tek bir canlı gibi hareket ederler ve hareketleri o kadar hızlı ve uyumludur ki sanki birbirlerinin zihnini okur gibidirl...

  • Tüketim…

    Çocuklarıma kalan eski oyuncaklarım var... Bu oyuncaklar yıllara meydan okurken, markalı veya markasız aldığımız her oyuncak kısa zamanda yerine bir başka oyuncağa vermek için yarışır durumda. Tü...