NEUROMARKETING

Yorum Yok
17 Mayıs 2018
Kategori Nörobilim, Yönetim
Etiketler , , ,
Paylaş

İnsanlık yüz binlerce yıl kabile halinde hayatta kaldığı için bir kabileye ait olmak son derece kritiktir. Kişi kabileden dışlanırsa bu ölüm demektir. Bu duygu artık genlerimize kazınmıştır. Zihnimiz halen mağara zamanında yaşayan insanın güdüleri ile çalışmaktadır. Güçlü bir takım oluşturmak için her bireyin kendini o takıma ait hissetmesi gerekir. Oysa bazen o anda fiziken bir ekibin içerisinde yer alsak da, kendimizi oraya ait hissetmeye biliriz. Kendimizi ait hissetmemiz için ilgili kişiler tarafından görülmemiz önemlidir. Aynı zamanda güven kişiler arasındaki bağı güçlendirir.

Her ekip bir sistem oluşturur ve sistemler bireylerin toplamından oluşur. Bireyler arasındaki bağlar sistemin sağlığının bir göstergesidir. Bağlar ne çok yakın ne de çok uzak olmalıdır. Bağların sağlıklı olabilmesi için güven en önemli unsurlardan biridir.

Güven Nasıl Sağlanır?

Göz teması ve sosyal iletişim, beynimizde serotonin hormonu sağlanması sağlar ve uzun vadede daha sıkı ilişkilerin kurulmasına yardımcı olur. Eğer ekip üyeleri toplantıya bilgisayar ile geliyorsa, devamlı elektronik bir metot ile birbirleri ile mesajlaşıyorlarsa bu pek mümkün olmaz. Yan masanızdaki kişiye mesaj atmak sosyal etkileşimi azaltır.

En önemli görev ise genellikle lidere düşer. Her kademedeki yöneticilerin güven sağlayacağı bir lider özelliklerini özümsemeleri gerekir. Güven, ‘bana güvenebilirsin’ demekle olmaz… Söylediklerinizden ziyade yaptıklarınız önemlidir. Güven oluşturabilmek için aşağıdaki üç maddenin üzerinden geçmek gerekir.

  1. Empati
  2. İçtenlik
  3. Tutarlılık

Empati

Son derece yaygın bir şekilde kullanılan bu kelime genellikle sempati ile karıştırılır. Karşımızdaki kişiyi teselli etmek, onun duygusunu beslemek ve tam tersi ihtiyacı olan neyse onları sağlamak sempatik yaklaşımlardır. Oysa empati, bedenen, ruhen ve bazen sözcüklerle o kişi ile uyumlanmaktır. Onun hisselerini anlamak ve yanında olmak. Durumu veya kişinin o andaki halini değiştirmeye çalışmadan o kişinin duygu durumunu yansıtmak: “Şu anda üzgün olduğunu görüyorum.” Bunu yapabilmek için kişiyi gerçekten tanımak, o anda sadece o kişi ile ilgilenmek gerekir. Dikkat dağıtıcıların başında akıllı cihazlarımız gelmektedir… Yapılması gereken; tamamen o kişi için orada olduğunuzu hissettirebilmek…

İçtenlik

Ne yapıyorsanız yapalım, içtenlik güven oluşturmakta en önemli faktörlerden biridir. Rolümüz, durumumuz ne olursa olsun, kendimizin ve karşımızdakinin insan olduğunu hatırlamak ve içten bir şekilde davranmak güçlü bağlar kurulmasına sebep olacaktır. İçtenlik, yapmacık bir iyilik meleği veya babacan bir tavır belirlemekten farklıdır. İçtenlik kendimizi bilme ile başlar. Kendimiz olmayanı bıraktığımızda özgün olabiliriz. Özgün olmak içtenlik için tüm kapıları açar.

Tutarlılık

İlk iki faktör size bir parça duygusal gelmiş olabilir. Ancak kendini güvende hissetmek isteyen bir zihin için bilinçaltına hitap eden bu iki faktör temeli oluşturur. Elbette ki hepimizin mantıklı ve somut durumlara bakan rasyonel bir tarafımız vardır. İletişimdeki somut faydalar, netlik ve verilen sözlerin tutulması güveni rasyonel olarak da destekleyecektir. Yapılan bir söylemin, alınan bir kararın somut deliller ile anlatılması ve bu konuda tutarlı olunması neo-korteksimizi rahatlayacaktır.

Sonuç

Tüm bu üç madde eş-zamanlı bir şekilde uygulandığında güven pekişecek ve ekip üyeleri güven ortamında daha verimli ve daha yaratıcı bir şekilde çalışacaktır. Güvensiz bir zihin ya savaşır ya kaçar… İkisini de yapmazsa en kötüsü olur; donar ve ortada çalışan zombiler görmeye başlarız…

Kendi içinde güven olmayan bir şirket, müşterisine de güven veremez.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hakkında

“BEYNİNİ OKUYAN ADAM”

Deniz Öztaş; TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı...

Devamı...

NeuroMarketing Business Association Resmi İş Ortağı

neuromarketing business association

Takip Et

Popüler Yazılar

  • Zihnimizde Kaç Kişi Var?

      Şu ana kadar beyni üç ana kısımda inceledik; eski beyin (sürüngen), orta beyin (memeli) ve yeni beyin (mantık)... Eski beyin, sürüngen beynimiz ve en ilkel olmasına rağmen büyük patron ola...

  • Bilinçaltı ve Müşteriyi Okumak

    Zihinsel Pazarlamanın işi beyinle, dolayısıyla zihinle... Zihni ise bilinçli ve bilinçsiz, daha doğrusu bilinç ve bilinçaltı oluşturuyor. Bilinçaltı ismi ile Google 'görsel' olarak araştırdığınız...

  • Ben de mi?

    Havada ahenkle dans eder gibi uçan kuşları görmüşsünüzdür. Bu kuşlar sanki tek bir canlı gibi hareket ederler ve hareketleri o kadar hızlı ve uyumludur ki sanki birbirlerinin zihnini okur gibidirl...

  • Dikkat Dağınıklığı ve Dürtüler mi? Prefrontal Korteks!

    Zihnimiz... Biz mi onu kullanıyoruz, o mu bizi? Amacı bizi hayatta tutmak, bu sebeple asgari düzeyde enerj harcayarak bizi hayatta tutacak ve türümüzü devam ettirecek kararlarımızı otomatik olarak...

  • Tüketim…

    Çocuklarıma kalan eski oyuncaklarım var... Bu oyuncaklar yıllara meydan okurken, markalı veya markasız aldığımız her oyuncak kısa zamanda yerine bir başka oyuncağa vermek için yarışır durumda. Tü...